Manevi mekanların yüzyıllar geçse de değişmeyen, yenileri yapılsa da orda olacak mekansal özellikleri hissettirdikleri vardır. Kubbeye, kemere, tonoza değil, kurulan mekana odaklanmalıyız. Tekrar düşünüp, malzemeye, inşa ettiğimiz yere ve insana bakıp, Caminin kaybettiği, bizim bir Sinan yapısını gezerken hissettiğimiz, ruhu ona geri vermeliyiz.

Kayalıkta duran bir cami... Basit...yalın.... Bir yüzünde kayalığı kendine duvar yapmış diğer yüzünde kasabaya doğru mağrur kapanmış.

Kayalıkta ki Cami orada... Sert... Binlerce yıldır orada duran kayalardan alıyor gücünü.

Kayalıktaki Cami teferruatsız, fazla hiçbir şeyi yok. Ne gerekiyorsa o kadar. O mekanı yapabilmek için ne fazla ne eksik. 37 m ye 20 m ebatlarında bir duvar ile kayalık arasında oluşuyor Cami mekanı. Bir de asma katı var . Caminin içine girdiğinizde bir yanda duvar ve duvardaki ‘ALLAH’ yazısını diğer yanda dağı kayayı görüyorsunuz. Mekan, Cami bu dağın eteğinde.

Kayalıktaki Camiye kasabanın yol kurgusunun devamı olan bir yolla ulaşılıyor. Cami o vakte kadar yerleşilmiş en yüksek yere. Daha üst kotlara yerleşmek eğimden dolayı mümkün değil. Kasabanın her yerinden görünüyor Cami. Cami duvarı yüzeyi delinerek ‘ALLAH’ yazılmış. “O” da gece ve gündüz kasabanın her yerinden görünüyor.

Kayalıktaki Cami’nin minaresi kayanın içinde. Kayaya kazınmış. Ezan bu kayaya yaslanan müezzin tarafından okunuyor. Abdesthanesi kayaya gömülmüş. Fazla yer yok çünkü. Hem dışarıda abdest alınsın hem içerde alınabilsin diye oyulan kayanın ağzı yalın bir duvarla kapatılmış.

Bu yapıda neresi insan eliyle yapılmış neresi hep oradaymış ta, yaratılmışta milyonlarca yıl orda değişip durmuş belli. Duvarı ,döşemesi, eğimin düzeltilişi, kayanın açılması ,minarenin oyuluşu.
Bu Cami, kendi içine dönen, ibadetini yapan cemaati için dingin bir sığınak. Olduğu gibi görünen yapıldığı yerin olan, oradan çekilip çıkarılamayacak olan. Oraya ait...

Kayalıktaki Cami’nin kayalığına sırtını dayamış adam... Sırtını ısırıyor biraz kayalar. Karşıdaki Beyaz duvara bakıyor, Süzülen ışığı izliyor, içinde bir huzurla dua ediyor.

Neden?
Kayalıktaki Cami düşünmemiz için bir sebep aslında. Neyi , nerde, ne kadar ve neyle yaptığımıza dair. Biraz ıssız belki ...yalnız dramatik. Özümüze dönmemiz için… Aslında ne olduğumuzu anımsamamız için bir sebep. Tekrar düşünmemiz ve anlamamız için…
İslam ve Müslümanlıkla ilgili temel bir düşünce, öze yönelik olmaktır. Önemli olan içeriktir. Önemli olan taş, tuğla kerpiç, cam yani madde değil özdür. Bugün varsa da yarın yok olacak madde de değildir alamet. Maddiyat değil yönelmemiz gereken şey maneviyat. Dün o mekanı kurmak için Koca Sinan kubbe , kemer kullanmıştır bugün başka birileri tuğla, beton, çelik, kullanabilmelidir.

Kayalıktaki Cami’nin kayalığına sırtını dayamış adam... Sırtını ısırıyor biraz kayalar. Biraz da soğuk geliyor. Kayanın kokusunu alıyor, ıslaklığını hissediyor. Bir yandan ayağa kalkıyor kendisini namaza çağıran sese yöneliyor...

  • LokasyonHatay / Antakya
  • Proje Tipi İbadet
  • İşveren Kayseri Büyükşehir Belediyesi
  • Proje Yılı 2010
  • İnşaat Alanı 600m²
  • Durumu Fikir Projesi

Ömer Selçuk Baz