EĞİTİM POLİTİKASI, SORUNLAR, TESPİTLER

Yarışmanın çıkış amaçlarından en önemlisi eğitim yapılarının yeterli olmaması, yeterince derslik olmaması , var olanların yeterli seviyede olmaması ve iyileştirilmesi gerekliliği olarak açıklanabilir.

Tüm bunlarla birlikte şartnamede de belirtilen rakamlar her sene öngörülen dersliklerin yapılması durumunda dahi istenilen noktaya gelmek için on yılların geçmesi gerekmekte.

Bu sebeplerden ötürü kısmen bazı illerde lise odaklı eğitim kampüslerinin yapılmasını anlayabilmek mümkün olabilir. Genel olarak Türkiye’de özellikle doğu illerinde yapılan yatırımların çoğu zaman yeterli niteliğe sahip olmaması ve ülke kaynaklarının kısıtlı olması bu yaklaşımı destekleyen diğer hususlardır.

Yinede söz konusu tasarımın en çıkmaz noktası 5000 liseli öğrencinin bir arada olmasının getireceği handikaplar. Bu handikapların mimarlık eliyle bir miktar iyileştirilebilmesi mümkün. Ama yinede bazı sorunların aşılması çok kolay görünmüyor.

Kısmen merkezileşmiş bir eğitim kampüsü olanakları ve kaynakları da bir araya getirebilme gücü olduğu için olumluyken, merkezileşmenin bir araya bir yere toplanmanın başka sorunlarını da oluşturması kaçınılmaz.

Mimarlık bu merkezi olma halinin yaratacağı sorunların ne kadarını bertaraf edebilir ve yeni nesil için ilham verici geliştirici bir ortamı nasıl üretebilir sorusu bu tasarım için sorduğumuz esas soru olmalı.

ULUSAL BİR MÜFREDAT ve YERELLİK
Eğitim sisteminin kaçınılmaz bir ucu müfredattır. Müfredat aslında eşit bir şekilde ülkenin her yerindeki çocukların , gençlerin aynı eğitimi belirli standartlarda alması için kurgulanmış bir düzendir.

Ancak her ne kadar bilgi aynı olsa bile bilgiyi ileten, öğreten, mekan , araçlar ve en önemlisi öğrencilerin altyapıları aynı olmadıklarından, sonuçlarda çok farklı olur.

Bir tip müfredat ile eğitilen her biri farklı bölgelerde farklı bakışları olan insanlar. Bu farklılıklar ve ayrışmaların aslında artı bir değer olduğu ve bu tip olan ile yerel olan arasındaki bağlantının bir anlam ifade edip etmediğini sorgulamak bu tasarımın temel çıkış noktası olabilir.

Buna Yerelde-Evrensel bakışlarda diyebiliriz.

YERELLİK, YERİN GÜCÜ ve ANONİMİTE
Mimarlık için çok çözülememiş bir mevzudur kendiliğinden olma hali, ANONİMİTE. Bu hal insanların, aslında hayatın kendi akışı içinde olan gelişmelerle, ortak bir akıl ile idare edilmeyen kurguları tarif eder.
Ne üst ölçekli bir plan vardır nede yazılı kurallar. İnsanlar birbirlerini ve yerin koşullarını gözeterek üretirler.
Bu anonim yerleşimlerin, insanlara kendilerini iyi hissettiren, kendilerine ait ölçek ve nişler kurgulatan sihirli bir gücü vardır.
Örneklerde Aksaray ve yakın çevresindeki köy yerleşimleri incelenmiştir.

TİP YERLEŞİMLER, ANONİM YERLEŞİMLER
Bahsedilen anonim yerleşimler ile tip proje olarak nitelendirebileceğimiz yer ile bağ kurmayan tipolojiler arasında kendi ölçeğini ve mekanını kurabilecek bir eğitim yapısı kurgusu üretilebilir mi?

Bu arada kalacak yeni tip hem yerel, anonim yerleşim formlarının ölçek hassasiyetine hem de tip projelerin pervasız ama standartları sağlayan eğitim yapısı kurgusunun olumlu yönlerini sentezleyebilir mi?
Bu çerçeveden çıkacak sonuç YEREL-EVRENSEL bir melez tipolojiyi türetebilir mi?

ÇOKLUK ve ÇOĞUL MEKAN

5000 ÇOCUK NASIL BİR ARADA EĞİTİM GÖRÜR- BİRARADA NASIL BÜYÜR ?
Tasarımın en can alıcı sorularından biri budur ! Lise yılları, gençlerin karakter özelliklerinin geliştiği, özgüvenlerinin oluştuğu özel bir dönemdir.
Abartısız ,mimarlık ve eğitim politikası kolayca silik kendine güveni olmayan kaybolmuş bir nesil yetişmesine sebep olabilir.
5.000 gencin kontrol edilebilir, iyi koşullarda bir kampüste, kendi kişiliklerini geliştirebilecekleri ortamlar kurabilmek bu tasarımın temel hedefi olabilmeli…

Bu sebeplerden ötürü tasarımda parçalanıp kendi alt ölçeklerine bağlanan bir eğitim yapısı modeli önerilmiştir. Bu modelin kurduğu merkezi mekana bağlanan alt mekanlar ile birlikte, anonim yerleşim dokularında olduğu gibi öğrenciler kendilerine ait alt parçalarda aidiyet duygularını geliştirebileceklerdir.

PROGRAMIN OLUŞTURULMASI-BÖLGELEME
Verilen program çerçevesinde eğitim yapıları parçalara ayrılmıştır. Bu parçalardan bazıları merkeze daha yakın bazıları alt ölçek ilişkileri ile birlikte geriye çekilmiştir. Bu alternatif organizasyon ergenlik çağındaki gençlerin hem merkezi hem de alt ölçekteki mekanlarda ve nişlerle alternatif ilişkiler kurmasına olanak sağlayacaktır.
Alan prensip olarak 3 ana bölgeye ayrılmıştır. Batı bölümünde giriş cephesine yakın olarak dışarıdan da kullanılabilecek spor salonları konferans salonu gibi işlevler çözümlenmiştir. Bu işlevler ayrıca kentlilerinde kullanabileceği ve kampüsün bir miktar kent hayatına katılabileceği senaryo ve kurguları mümkün kılar.

YERELLİK – COĞRAFYA- DOKU
Konya – Aksaray bölgesi kendine özgü topografyası, coğrafi karakteri olan bir yer… Uçsuz bucaksız bir ova, yükseltiler, ufukta tepeler, çok uzakta dağlar… yıkık dökük taş evler, kayalıklar, yanık kavruk çölsü bir peyzaj.. Bu peyzajın içinde kıvrılarak uzaklarda bir köye varan yol.. Yolun daldığı köyün dokusu, taşı duvarı peyzajı her şeyi, yerden, dağdan, kayadan, topraktan temin edilmiş… yol üzerinde devam eden tek tek silolar fabrikalar ve hatta küçük kasabalar… kimi tamamen terk edilmiş taştan köyler.. Uzanıp giden ovanın bir yerinde kurumuş bir kuyu etrafında sıcaktan yanıp sararmış bitki örtüsü, çalı, diken.. dağın etrafında dolanan sülfür nehri…
Bölge belki bilinen ve kabul görmüş estetik değerler üzerinden değil , ama bütün bu değiştirilemez dramatik ve hatta nerdeyse şiirsel peyzajı, ve dokusu ile İç Anadolu’nun eşsiz bir ‘YER’i.

Bir YER olabilmek hele böyle bir ölçekte neredeyse imkansız, belki çok sevmediğimiz ve kendimizi her daim uzak hissedeceğimiz bu doku, bölgenin değiştirilemeyecek ve aslında bizce muhteşem ve şiirsel gerçeği…

Tasarım aslında tam bu yer olma durumunu, yorumlayarak bu yerin içinde başka bir yer kurma düşüncesi ile türetiliyor. Uçsuz bucaksız bir ovada mekanın sınırlarının dağlar tepeler, yollar ve köylerin koyduğu, Aksaray’ın koyduğu bir boşlukta kendi mekanını kurabilmek..

MİMARİ TASARIM PRENSİPLERİ, TASARIM İLKELERİ
Tasarım bu yer kurma , coğrafya, doku ve muhtemelen bu raporda ifade edilmesi mümkün olmayan bir hissiyat üzerine kurgulandı.
Bahsedilen çokluk sorunu, okul ve öğrenci ilişkisinin dönüştürülmesi, bükülmesi mekan üzerinden ne kadar gerçekleşebilir sorusu çetin bir soru…
Bu düşünce doğrultusunda çevresindeki peyzajın dokunun ve tasarımın devamı olduğu bir örüntü tasarlandı. Topografyanın dönüştürülmesi sonucunda kısmen kendi içine dönük çevresi ile kısıtlı ama tutarlı bir ilişki kuran kendi alt mekan kurgularını oluşturabilecek bir sistem tasarlandı. Bu sistem merkez demekte zorlanacağımız merkezleri, alt boşlukları koridorları hatta dehlizleri olan bir sistemi tarif ediyor.

Kampüs üç temel parçadan oluşuyor… İki yan kanatta yurtlar, sosyal alanlar ve dışarıdan kullanılabilecek çok amaçlı salon, kapalı spor salonu, ve yüzme havuzları yer alıyor. Merkezde ise eğitim birimleri ile tanımlanmış derinliği, alt kurguları olan bir doku yer alıyor. Bu doku özünde kendiliğinden zaman içinde kurulmuş bir köy gibi kendine özgü ölçekler kurabilen nispeten silik mekan hiyerarşileri kurabiliyor. Elbette hiç şüphesiz tasarlanan doku kendiliğinden oluşmuş bir doku değil böyle bir dokuyu simüle etmesi de neredeyse imkansız. Tasarım ile birlikte önerilen durum köy gibi bir dokudan öğrenilerek, yaşanmış bir mekan ilişkisinin başka bir ölçekte ve amaç için dönüşebilme potansiyeli…
Bu çerçevede projeyi tanımlarken her ne kadar klişe gibi görünse de ‘Okulda ki Köy’ tabiri uygun olabilir..

Eğimli çatıların kıstırdığı, kapattığı iç mekan, yazın sıcak etkisinden korunmaya çok müsaitken kışın korunaklı alanlar oluşturma potansiyeli var.
Ana boşluklar ve onları alt boşlukları ile örülen mekan ayrıca eğitim yapılarının içine sızarak kapalı alanlarda da varlığını sürdürmeye devam ediyor. Ana eğitim yapılarının genellikle kendi iç atriumları ve merdiven çekirdek grupları mevcut. Ana eğitim bloklarının tamamı +4.00 kotunda bir üst köprü hattı ile bağlanıyor. Bu bağlantı ile birlikte kışın zorlu koşullarında yada yazın bunaltıcı sıcağında dış ortamla da kısmen ilişki kurarak kampüsün farklı noktalarına ulaşabilmek mümkün olabilir.
Kabuğun topografya ile buluştuğu hatlarda , laboratuar, çok amaçlı salonlar, resim, müzik işlikleri çözümlendi... Bu alanların önlerindeki sokak ile ilişkileri peyzaj ve duvar ve kot ilişkileri ile kısıtlandı…

İNŞAAT METODU, YAPI ANATOMİSİ
Her ne kadar komplike yapılar gibi görünseler de, önerilen yapılar oldukça basit konvansiyonel betonarme kolon kiriş sistemi ile çözümlenebilir. Kolon ebatları 70*70 cm kiriş yüksekliği 65 cm, döşeme kalınlığı 15 cm olarak öngörülmüştür. Çatı meyilleri her yapı için tek bir açı olarak belirlenmiştir. Sınıflar ve çatı arasında kalan alanları kesitlerde izlenebileceği gibi yer yer yüksek tavanlı asma katlı derslik ya da etüd odaları üretmeyi mümkün kılabilir.
Meyiili çatılarda kullanılacak peyzaj unsurları çevrede devam eden peyzajın ta kendisi olacaktır… Taş istifleri, dikensi yer örtücüler, ve bazı endemik türlerden oluşturacak seçki peyzajı oluşturacak…Orada var olan devam edip dönüşen, zaman zaman yeşeren, sıcakta kavrulan dramatik peyzajın sürdürüldüğü çatılar orada hem bir yapı olduğunu hem de sanki hep orada olduğunu hissettirebilecek…

  • LokasyonAksaray
  • Proje Tipi Eğitim
  • İşveren Milli Eğitim Bakanlığı
  • Proje Yılı 2013
  • İnşaat Alanı 59200m²
  • Durumu Uygulama Proje Devam Ediyor
  • Proje Ekibi: Ömer Selçuk Baz, Mimar
  • Tuğgen Kukul, Mimar
  • Ece Özdür, Mimar
  • Lebriz Atan, Mimar
  • Ege Battal, Mimar
  • Tamer Aksu, Mimar
  • İpek Palalı, Mimar
  • Cihan Poçan, Fotoğrafçı
  • Danışman: Okan Bal
  • Statik Proje: Aycan Balaban
  • Mekanik Proje: Mehmet Yılmaz
  • Elektrik Proje: Kürşat Nazlı
coğrafi referanslar

kesitler

hasan dağı ve okul yerleşimi